noun

eruption

püskürme, patlama, döküntü

The volcanic eruption was spectacular.

Volkanik patlama muhteşemdi.

There was an eruption of laughter.

Bir kahkaha tufanı koptu.

He had a skin eruption on his arm.

Kolunda bir deri döküntüsü vardı.

((bir şeyin)) patlaması Bir alkış tufanı koptu. There was an eruption of applause.

Eş anlamlılar: outbreak, explosion, outburst, rash

'erupt' fiilinden ve isim yapan '-ion' ekinden türemiştir.

Bu, 'püskürmek' fiilinin isim halidir. Eylemi (erupt) ve sonucunu (eruption) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.