noun

eternity

sonsuzluk, ebediyet

They believed their souls would live for eternity.

Ruhlarının sonsuza dek yaşayacağına inanıyorlardı.

It felt like an eternity waiting for the bus.

Otobüsü beklemek sonsuzluk gibi geldi.

((isim)) sonsuzluk, ebediyet They believed their souls would live for eternity.

((bir sonsuzluk)) çok uzun bir süre It felt like an eternity waiting for the bus.

Synonyms: infinity, perpetuity, forever; Antonyms: moment, instant

Latince 'aeternus' (ebedi) kelimesinden, o da 'aevum' (çağ) kelimesinden gelir. Sonsuz bir yaşa sahip olma niteliğini ifade eder.

'E-turn-ity' diye düşünün – hiç bitmeyen, sonsuza dek süren bir 'dönüş' (turn).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.