allowed
Çeviri
izinli, müsaade edilmiş
Örnekler
Dogs are not allowed in this park.
Bu parkta köpeklere izin verilmez.
You are allowed to take one bag.
Bir çanta almanıza izin veriliyor.
Dilbilgisi Kalıpları
be allowed ((to-inf)) (bir şeyi) yapmaya izinli olmak You are allowed to enter.
sth. is not allowed (bir şeye) izin verilmemek Smoking is not allowed.
Benzer Kelimeler
Synonyms: permitted, authorized; Antonyms: forbidden, prohibited
Etimoloji
'to allow' (izin vermek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. İzin verilmiş bir şeyi tanımlamak için kullanılır.
Hafıza İpuçları
'allow' fiilinin geçmiş zaman halidir. Bir şeye 'allowed' deniyorsa, izin verilmiş demektir.