noun

event

olay, etkinlik, hadise, yarışma

The wedding was a big event.

Düğün büyük bir olaydı.

It was an unexpected event.

Bu beklenmedik bir olaydı.

The main event is the 100-meter race.

Ana yarışma 100 metre koşusudur.

((bir/o)) event ((bir şeyin)) (bir şeyin) olayı Düğün büyük bir olaydı.

Eş anlamlılar: happening, incident, occasion, occurrence

Latince 'dışarı çıkmak, meydana gelmek' anlamına gelen 'evenire' kelimesinden gelir. 'e-' (dışarı) + 'venire' (gelmek) köklerinden oluşur.

Türkçedeki 'event' kelimesiyle aynı kökten gelir. Bir konser veya parti gibi planlanmış bir 'etkinlik' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.