evident
Çeviri
aşikar, belli, bariz
Örnekler
Her happiness was evident to everyone.
Mutluluğu herkes için aşikardı.
It was evident that he was not telling the truth.
Doğruyu söylemediği belliydi.
Dilbilgisi Kalıpları
((adjective)) ((to sb.)) birisi için aşikar olmak Mutluluğu herkes için aşikardı.
((it is evident)) ((that ...)) ... olduğu belliydi Yorgun olduğu belliydi.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: obvious, clear, apparent; Zıt anlamlılar: unclear, obscure
Etimoloji
Latince 'e-' (dışarı) + 'videre' (görmek) kelimelerinden gelir. Açıkça 'dışarıdan görülebilen' bir şey aşikardır.
Hafıza İpuçları
'Evidence' (delil) ile aynı kökü paylaşır. Bir şey için deliliniz varsa, gerçek aşikar (evident) olur.