adjective

evil

kötü, şeytani, kötülük

He had an evil grin on his face.

Yüzünde şeytani bir sırıtış vardı.

They are fighting the forces of evil.

Kötülüğün güçleriyle savaşıyorlar.

((adjective)) ((noun)) kötü bir plan Kötü bir planı vardı.

((noun)) kötülük kötülüğün güçleri

Eş anlamlılar: wicked, malicious; Zıt anlamlılar: good, virtuous

Eski İngilizce'deki 'yfel' kelimesinden gelir ve Almanca 'Übel' (kötülük) ile ilişkilidir.

'Evil' kelimesinin 'live' (yaşamak) kelimesinin tersten yazılışı olduğunu unutmayın. Tersten yaşamak doğaya aykırıdır ve bu nedenle kötüdür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.