evoke
Çeviri
çağrıştırmak, uyandırmak, hatırlatmak
Örnekler
The smell of cinnamon evokes memories of my childhood.
Tarçın kokusu çocukluk anılarımı canlandırıyor.
His speech evoked a strong emotional response from the crowd.
Konuşması kalabalıktan güçlü bir duygusal tepki uyandırdı.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) (bir hissi, anıyı) akla getirmek. The smell of cinnamon evokes memories of my childhood.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: elicit, arouse, kindle, provoke
Etimoloji
Latince 'evocare' (dışarı çağırmak) kelimesinden, e- (dışarı) + vocare (çağırmak).
Hafıza İpuçları
'e-voke' kelimesini 'dışarı-seslenmek' olarak düşünün – bir anıyı veya duyguyu içeriden dışarı çağırmak.