noun

example

örnek, misal, numune

Can you give me an example?

Bana bir örnek verebilir misin?

He is a good example for other students.

O, diğer öğrenciler için iyi bir örnektir.

((bir şeyin örneği)) türünün karakteristik bir örneği This is a good example of his work.

((örnek olmak)) başkalarının örnek alması gereken şekilde davranmak Parents should set a good example.

Synonyms: instance, sample, model, illustration, case

Latince 'örnek, model' anlamına gelen ve 'dışarı çıkarmak' anlamına gelen 'eximere'den türeyen 'exemplum' kelimesinden gelir.

Yaygın bir ifade olan 'for example' (örneğin) ile birlikte öğrenin. Belirli bir durumu veya örneği göstermek için kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.