adjective

alluring

çekici, cazibeli, alımlı

She has an alluring smile.

Çekici bir gülümsemesi var.

The idea of a long vacation is alluring.

Uzun bir tatil fikri çok çekici.

((alluring)) ((isim)) bir şeyi güçlü bir şekilde çekici veya cazibeli olarak tanımlamak. She has an alluring smile.

Eş anlamlılar: attractive, charming, captivating; Zıt anlamlılar: repulsive, unattractive

Eski Fransızca 'aleurer' (cezbetmek) kelimesinden, 'a-' (yönelme) + 'leurre' (yem) köklerinden gelir.

Balıkları çeken balıkçılık 'yemini' (lure) düşünün. 'Alluring' bir şey insanları çeker.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.