noun

excerpt

alıntı, parça

She read an excerpt from her new book.

Yeni kitabından bir alıntı okudu.

The article included an excerpt of the speech.

Makalede konuşmadan bir alıntı yer alıyordu.

((bir şeyden)) bir alıntı an excerpt from ((sth.)) She read an excerpt from her new book.

Eş anlamlılar: extract, passage, selection, quotation

Latince 'ex-' (dışarı) ve 'carpere' (koparmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı koparılmış şey' demektir.

'Ex-' kelimesini 'exit' (çıkış) gibi, 'cerpt' kelimesini de 'script' (metin) gibi düşünün. Bir metinden 'dışarı' bir parça alıyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.