adjective

excessive

aşırı, ölçüsüz

He was charged with excessive speeding.

Aşırı hız yapmaktan suçlandı.

The cost of the project was excessive.

Projenin maliyeti aşırıydı.

aşırı ((isim)) excessive ((noun)) The cost of the project was excessive.

Eş anlamlılar: immoderate, extreme; Zıt anlamlılar: moderate, reasonable

'Excess' (fazlalık) isminden ve sıfat yapan '-ive' ekinden türemiştir. Fazlalık niteliğine sahip anlamına gelir.

Bir şeyin 'excess' (isim) haline sahipseniz, miktar 'excessive' (sıfat) olur. '-ive' eki, kelimenin bir sıfat olduğunu gösterir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.