verb

excite

heyecanlandırmak, coşturmak, uyandırmak

The news will excite everyone.

Bu haber herkesi heyecanlandıracak.

Don't excite the dog too much.

Köpeği çok fazla heyecanlandırma.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) heyecanlandırmak. The news will excite everyone.

Eş anlamlılar: thrill, stimulate, arouse; Zıt anlamlılar: calm, bore

Latince 'uyandırmak' anlamına gelen 'excitare' kelimesinden gelir. 'ex-' (dışarı) ve 'citare' (çağırmak, harekete geçirmek) kelimelerinden oluşur.

'Exit' (çıkış) ve 'cite' (çağırmak) kelimelerini düşünün. Duyguları 'dışarı çağırmak' gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.