adjective

exciting

heyecan verici, heyecanlı

It was an exciting movie.

Heyecan verici bir filmdi.

This is an exciting opportunity.

Bu heyecan verici bir fırsat.

heyecan verici bir ((isim)) büyük bir coşku ve hevese neden olan. It was an exciting movie.

Synonyms: thrilling, stimulating; Antonyms: boring, dull

Latince 'uyandırmak' anlamına gelen 'excitare' kelimesinden gelir. 'Ex-' 'dışarı' ve 'citare' 'harekete geçirmek' anlamına gelir.

Sizi enerjiyle koltuğunuzdan 'dışarı' ('ex-') fırlatan bir şey düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.