verb

exclude

hariç tutmak, dışlamak, çıkarmak

Please exclude this item from the list.

Lütfen bu maddeyi listeden çıkarın.

They excluded him from the meeting.

Onu toplantıdan dışladılar.

The price excludes tax.

Fiyata vergi dahil değildir.

((sb./sth.)) ((from sth.)) (birini/bir şeyi) (bir şeyden) hariç tutmak/dışlamak Onu toplantıdan dışladılar.

Eş anlamlılar: omit, leave out, bar; Zıt anlamlılar: include, admit

Latince 'ex-' (dışarı) + 'claudere' (kapatmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'dışarıda kapatmak'tır.

İnsanları 'exclude' (dışlayan) 'exclusive' (seçkin) bir kulüp düşünün. 'ex-' öneki 'dışarı' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.