verb

excuse

affetmek, mazur görmek, izin vermek, haklı çıkarmak

Please excuse me for being late.

Geç kaldığım için lütfen beni affedin.

The teacher excused him from class.

Öğretmen onu dersten muaf tuttu.

Nothing can excuse that kind of behavior.

Hiçbir şey bu tür bir davranışı haklı çıkaramaz.

((sb.)) ((for sth./-ing)) birini bir şey için affetmek Please excuse me for being late.

((sb.)) ((from sth.)) birini bir şeyden muaf tutmak The doctor excused him from gym class.

Eş anlamlılar: forgive, pardon, overlook; Zıt anlamlılar: blame, accuse

Latince 'ex-' (dışarı) + 'causa' (sebep, suçlama) kelimelerinden gelir. 'Bir suçlamadan kurtarmak' anlamına gelir.

'EX-cause' (sebep dışı) olarak düşünün: bir dertten veya görevden 'çıkmak' için bir 'sebep' sunmak.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.