adjective

exhausting

yorucu, tüketici, meşakkatli

It was an exhausting day at work.

İşte yorucu bir gündü.

Running a marathon is an exhausting experience.

Maraton koşmak yorucu bir deneyimdir.

((sth.)) is exhausting (bir şey) yorucu olmak İş yorucuydu ama tatmin ediciydi.

Eş anlamlılar: tiring, demanding, draining; Zıt anlamlılar: refreshing, energizing, relaxing

'Exhaust' fiilinin şimdiki zaman sıfat-fiil hali, Latince 'exhaurire'den gelir.

'-ing' eki genellikle bir duyguya *neden olan* bir şeyi tanımlar. Yorucu (exhausting) bir gün sizi tükenmiş (exhausted) hissettirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.