noun

exile

sürgün, sürgündeki kimse

He was forced to live in exile.

Sürgünde yaşamaya zorlandı.

She is a political exile.

O, siyasi bir sürgün.

sürgünde in exile On yıl sürgünde yaşadı.

(bir yerden) sürgün an exile from (a place) O, anavatanından bir sürgün.

Eş anlamlılar: banishment, expulsion; refugee, expatriate

Latince 'exilium' (sürgün) kelimesinden, 'ex-' (dışarı) + 'solum' (toprak, arazi), yani 'toprak dışı'.

Ülkenizden 'exit' (çıkış) yapmaya zorlandığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.