verb

exonerate

aklamak, temize çıkarmak, beraat ettirmek

The new evidence will exonerate the defendant.

Yeni kanıtlar sanığı aklayacak.

He was exonerated from all blame for the accident.

Kazayla ilgili tüm suçlamalardan aklandı.

to exonerate ((sb.)) ((birini)) aklamak The court exonerated him.

to exonerate ((sb.)) from ((sth.)) ((birini)) ((bir şeyden)) temize çıkarmak He was exonerated from all blame.

Eş anlamlılar: aklamak, temize çıkarmak, beraat ettirmek; Zıt anlamlılar: mahkum etmek, suçlamak

Latince 'ex-' (dışında) + 'onus' (yük) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'bir yükü kaldırmak'.

Suçluluk gibi 'büyük' ('onus') bir yükü kaldırdığınızı düşünün. 'Ex-' öneki 'dışında' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.