noun

exoneration

aklanma, temize çıkma, beraat

The prisoner's exoneration came after 20 years.

Mahkumun aklanması 20 yıl sonra geldi.

He demanded a full exoneration from the committee.

Komiteden tamamen aklanmayı talep etti.

exoneration of ((sb.)) ((birinin)) aklanması The exoneration of the prisoner was celebrated.

exoneration from ((sth.)) ((bir şeyden)) aklanma He sought exoneration from the charges.

Eş anlamlılar: beraat, aklanma; Zıt anlamlılar: mahkumiyet, kınama

'exonerate' fiilinin isim hali. Latince 'exonerare' (bir yükten kurtarmak) kelimesinden gelir.

Bu, 'exonerate' kelimesinin isim halidir. Suçlamadan kurtulma eylemi veya durumudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.