verb

expand

genişletmek, büyütmek, yaymak, detaylandırmak

The company plans to expand its business.

Şirket işini genişletmeyi planlıyor.

Metal will expand when heated.

Metal ısıtıldığında genleşir.

Could you expand on that idea?

Bu fikri biraz açabilir misin?

((bir şeyi)) (bir şeyi) genişletmek We need to expand our warehouse.

(nesnesiz) genişlemek The universe continues to expand.

((on bir şey)) (bir şeyi) detaylandırmak The professor expanded on the topic.

Eş anlamlılar: enlarge, extend, broaden; Zıt anlamlılar: contract, shrink, reduce

Latince 'dışarı' anlamına gelen 'ex-' ve 'yaymak' anlamına gelen 'pandere' kelimelerinden oluşan 'expandere'den gelir. Kelimenin tam anlamı 'dışarı yaymak'tır.

Genişleyen bir balonu hayal edin - 'dışarı doğru yayılır'. 'Ex-' öneki 'dışarı' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.