adjective

expansive

geniş, kapsamlı, açık sözlü, cana yakın

They bought a house with an expansive yard.

Geniş bir bahçesi olan bir ev aldılar.

She has an expansive knowledge of the subject.

Konu hakkında geniş bir bilgisi var.

He was in an expansive mood, talking to everyone.

Herkesle konuşarak, cana yakın bir ruh halindeydi.

((geniş bir <isim>)) geniş bir ((<isim>)) Pencerelerinden geniş bir manzaraları var.

((<biri> cana yakın olmak)) ((<biri>)) cana yakın olmak Bir içkiden sonra çok cana yakın oldu.

Synonyms: geniş, kapsamlı, konuşkan; Antonyms: dar, sınırlı, çekingen

Latince 'expandere' (yaymak) kelimesinden gelir. '-ive' eki bir nitelik veya eğilim belirten sıfatlar oluşturur.

Fiziksel olarak büyük bir şeyi (geniş bir manzara) veya açık ve konuşkan bir kişiyi (cana yakın bir kişilik) tanımlayabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.