adjective

experienced

deneyimli, tecrübeli

She is an experienced teacher.

O deneyimli bir öğretmen.

We need someone experienced in design.

Tasarımda deneyimli birine ihtiyacımız var.

((...)) deneyimli (isim) an experienced pilot

((in sth.)) (~ konusunda) deneyimli He is experienced in teaching.

Eş anlamlılar: skilled, proficient; Zıt anlamlılar: inexperienced, novice

'to experience' fiilinin geçmiş zaman ortacı. Deneyimleri olan birini tanımlar.

Bu sadece 'experience' + '-d'. Deneyimi *olan* biri 'experienced'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.