exquisite
Çeviri
enfes, zarif, nadide, şiddetli
Örnekler
She has exquisite taste in art.
Sanatta enfes bir zevki var.
He felt an exquisite pain in his side.
Yan tarafında şiddetli bir acı hissetti.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir)) exquisite ((isim)) enfes/nadide bir ... Vazo, nadide bir sanat eseriydi.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: güzel, zarif, narin; Zıt anlamlılar: kaba, basit
Etimoloji
Latince 'exquisitus' kelimesinden, 'exquirere' ('aramak') fiilinin geçmiş zaman ortacıdır (ex- 'dışarı' + quaerere 'aramak').
Hafıza İpuçları
'Ekstra' ve 'quiz' (sınav) gibi düşünün. Kalite sınavı için özel olarak aranıp bulunmuş kadar iyi bir şey.