adjective

extended

uzatılmış, genişletilmiş, uzun süreli

She took an extended vacation.

Uzatılmış bir tatile çıktı.

He has a large extended family.

Geniş bir ailesi var.

((uzatılmış bir sth.)) normalden daha uzun süren She took an extended vacation.

((geniş aile)) büyükanne, teyze gibi akrabaları içeren bir aile grubu He has a large extended family.

Eş anlamlılar: prolonged, lengthened, long; Zıt anlamlılar: short, brief

'extend' fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'Uzatılmış' veya 'daha uzun hale getirilmiş' anlamına gelir.

Bu, 'extend' kelimesinin sıfat halidir. 'Extended' bir gezi, 'uzatılmış' bir gezidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.