adjective

extensive

kapsamlı, geniş, yaygın

He has extensive knowledge of history.

Tarih hakkında kapsamlı bir bilgisi var.

The storm caused extensive damage.

Fırtına büyük hasara neden oldu.

extensive ((isim)) kapsamlı ((isim)) Şirket kapsamlı bir anket yaptı.

Eş anlamlılar: comprehensive, broad, wide; Zıt anlamlılar: limited, narrow

Latince 'extendere' (uzatmak) kelimesinden gelir, 'ex-' (dışarı) + 'tendere' (germek) köklerinden oluşur.

Geniş bir alana 'uzanan' (extend) bir şeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.