verb

extinguish

söndürmek, gidermek, yok etmek

Firefighters worked to extinguish the blaze.

İtfaiyeciler yangını söndürmek için çalıştı.

Please extinguish all cigarettes before entering.

Lütfen girmeden önce tüm sigaraları söndürün.

The new law extinguished their hopes for reform.

Yeni yasa, reform umutlarını yok etti.

((bir şeyi)) söndürmek İtfaiyeciler yangını söndürmek için çalıştı.

Eş anlamlılar: söndürmek, bastırmak; Zıt anlamlılar: yakmak, tutuşturmak

Latince 'ex-' (dışarı) + 'stinguere' (söndürmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarı atarak söndürmek'.

'Ex' kelimesini 'çıkış' (exit) gibi düşünün. Ateşin çıkışını sağlamak, yani onu söndürmek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.