adjective

extra

ekstra, fazladan, ilave

Do you have an extra pen?

Fazladan bir kalemin var mı?

This will cost ten dollars extra.

Bu on dolar ekstradan tutacak.

She is always willing to do extra work.

O her zaman fazladan iş yapmaya isteklidir.

((sıfat)) + isim fazladan, ekstra Fazladan bir kalemin var mı?

((zarf)) fazladan, ek olarak Bu on dolar ekstradan tutacak.

Eş anlamlılar: additional, supplementary, spare; Zıt anlamlılar: necessary, essential

Latince 'dışında' veya 'ötesinde' anlamına gelen 'extra' kelimesinden. Normal miktarın dışında olan bir şey.

'Ekstra' bir şeyi, standart setin veya gereken miktarın 'dışında' olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.