adjective

extravagant

müsrif, savurgan, aşırı, gösterişli

He has very extravagant tastes in food.

Yemek konusunda çok müsrif zevkleri var.

The claims in the advertisement were extravagant.

Reklamdaki iddialar abartılıydı.

((isim)) gereğinden çok daha fazla para harcayan. He has very extravagant tastes in food.

olmak ((...)) çok paraya mal olan. The claims in the advertisement were extravagant.

Eş anlamlılar: wasteful, lavish, excessive; Zıt anlamlılar: frugal, thrifty, modest

Latince 'extra-' (dışında) + 'vagari' (dolaşmak) kelimelerinden gelir. Fikir, normal sınırların 'ötesinde dolaşmak'tır.

Makul olanın ötesine geçerek 'ekstra' para harcamayı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.