adjective

exuberant

coşkulu, taşkın, bereketli

She gave an exuberant wave.

Coşkulu bir şekilde el salladı.

The painting is known for its exuberant colors.

Tablo, coşkulu renkleriyle tanınır.

((in sth.)) (bir konuda) coşkulu Takıma olan övgülerinde coşkuluydu.

Eş anlamlılar: enthusiastic, lively, abundant; Zıt anlamlılar: apathetic, restrained

Latince 'exuberantem' kelimesinden, 'exuberare' (bol olmak) fiilinin sıfat-fiil halidir. 'exuberance' kelimesine bakınız.

Coşkulu biri 'ekstra' ve 'canlıdır' (vibrant). Hayat ve enerji doludur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.