noun

eyes

gözler

She has beautiful blue eyes.

Onun güzel mavi gözleri var.

Keep your eyes on the road.

Gözlerini yoldan ayırma.

((birinin gözleri)) birinin görme organları She has beautiful blue eyes.

Eş anlamlılar: vision, peepers (argo)

Eski İngilizce'deki 'ēage' kelimesinden gelir ve diğer Cermen dillerindeki benzer kelimelerle ilişkilidir.

Herhangi bir dilde öğrendiğiniz ilk vücut bölümlerinden biridir. Çoğul hali sadece 's' ekler.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.