verb

fabricate

uydurmak, imal etmek, sahtesini yapmak

He was accused of fabricating evidence.

Kanıt uydurmakla suçlandı.

The company fabricates steel parts for cars.

Şirket, arabalar için çelik parçalar imal ediyor.

((sth.)) (bir şeyi) uydurmak Hasta olduğuna dair bir hikaye uydurdu.

((sth.)) (bir şeyi) imal etmek Uçak parçaları imal ediyorlar.

Eş anlamlılar: invent, concoct, manufacture, construct; Zıt anlamlılar: destroy, dismantle

Latince 'fabricari' (inşa etmek), 'fabrica' (atölye), 'faber' (zanaatkar) kelimelerinden gelir.

'Fabric' (kumaş) kelimesini düşünün. Kumaş dokur gibi bir hikaye 'uydurabilirsiniz'. Veya bir fabrikada bir ürün 'imal edebilirsiniz'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.