adjective

fabulous

harika, müthiş, efsanevi

She looked absolutely fabulous in that dress.

O elbiseyle kesinlikle harika görünüyordu.

The company made a fabulous profit last year.

Şirket geçen yıl müthiş bir kâr elde etti.

harika olmak harika/mükemmel olmak Bu gece harika görünüyorsun.

harika bir (isim) harika bir (isim) Partide harika zaman geçirdik.

Eş anlamlılar: wonderful, amazing, fantastic, incredible; Zıt anlamlılar: terrible, awful, ordinary

Latince 'fabulosus' (masallarda geçen), 'fabula' (masal, hikaye) kelimesinden gelir.

'Fable' (masal) kelimesini düşünün - sihirli bir hikaye. 'Fabulous' bir şey, o kadar iyidir ki sanki bir masaldan çıkmış gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.