adjective

factual

gerçeğe dayanan, olgusal

The report was purely factual.

Rapor tamamen gerçeğe dayanıyordu.

He gave a factual account of the events.

Olayların gerçeğe dayalı bir anlatımını yaptı.

((isim)) gerçeğe dayanan (bir şey) a factual account

Eş anlamlılar: objective, real, true; Zıt anlamlılar: fictional, subjective, false

Latince 'factum' (yapılmış bir şey) kelimesinden gelir, 'fact' (gerçek) ile ilgilidir. '-ual' eki sıfat yapar.

'fact' (gerçek) + '-ual' olarak düşünün. Bir 'gerçeğe' dayanıyorsa, 'factual'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.