noun

fad

geçici moda, heves

The new diet is just a passing fad.

Yeni diyet sadece geçici bir moda.

Fidget spinners were a huge fad a few years ago.

Stres çarkları birkaç yıl önce büyük bir modaydı.

bir + ((sıfat)) + moda (geçici bir moda) The new diet is just a passing fad.

Eş anlamlılar: trend, craze, vogue; Zıt anlamlılar: classic, tradition, staple

Kökeni belirsiz, 19. yüzyılda ortaya çıktı. Muhtemelen 'fiddle-faddle' (saçmalık) ile ilgilidir.

Bir 'fad' (geçici moda), çabucak 'fade' (solup gitmek) olacak bir şeydir. Kelimeler kulağa benzer geliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.