adjective

fading

solan, zayıflayan, geçmekte olan

The fading light of sunset was beautiful.

Gün batımının solan ışığı çok güzeldi.

She has a fading memory of her childhood.

Çocukluğuna dair silik bir anısı var.

((+ isim)) solan, azalan The fading sunlight cast long shadows.

Eş anlamlılar: diminishing, waning, declining; Zıt anlamlılar: brightening, growing

'to fade' fiilinin şimdiki zaman sıfat-fiili (present participle), devam eden bir süreci belirtir.

'Fading' kelimesini bir şeyin azalma süreci olarak düşünün. Solan bir yıldız ışığını kaybediyordur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.