verb

fail

başarısız olmak, kalmak (sınavda), bozulmak, ihmal etmek

He failed the exam.

Sınavdan kaldı.

She failed to arrive on time.

Zamanında gelmeyi başaramadı.

The brakes on the car failed.

Arabanın frenleri tutmadı.

((sth.)) (-de) başarısız olmak He failed the test.

((to-inf)) (-meyi) başaramamak They failed to notice the warning.

Eş anlamlılar: be unsuccessful, neglect, break down; Zıt anlamlılar: succeed, pass

Eski Fransızca'da 'eksik olmak, kaçırmak' anlamına gelen 'faillir' kelimesinden gelir.

Eğer 'başarısız olursanız' (fail), hedefinizin gerisine 'düşersiniz' (fall). Benzer sesler hatırlamanıza yardımcı olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.