adjective

fair

adil, makul, sarı saçlı, fuar

The teacher is always fair to students.

Öğretmen öğrencilere karşı her zaman adildir.

She has fair skin and blue eyes.

Onun teni açık ve gözleri mavidir.

We are going to the county fair.

İlçe fuarına gidiyoruz.

He has a fair chance of winning.

Kazanmak için makul bir şansı var.

fair ((to sb.)) birine karşı adil olmak Öğretmen öğrencilere karşı adildir.

a fair ((sth.)) makul bir miktar/şans Kazanmak için makul bir şansı var.

fair ((hair/skin)) açık renk saç/ten Onun teni açık.

a/the fair bir fuar İlçe fuarına gidiyoruz.

Eş anlamlılar: (adil) just, impartial; (sarı saçlı) blond, pale; (fuar) festival, exhibition

Eski İngilizce'de 'güzel' anlamına gelen 'fæger' kelimesinden. 'Adil' anlamı, 'uygun' fikrinden gelişmiştir. İsim olan 'fair' (fuar) ise Latince 'feriae' (tatiller) kelimesinden gelir.

Birden çok anlamı hatırlamak için bir ilçe 'fuarında' (festival) 'açık renk' (fair) saçlı 'adil' (fair) bir yargıç hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.