noun

fake

sahte, taklit, dolandırıcı

The painting was a clever fake.

Tablo zekice yapılmış bir sahteydi.

I think he is a complete fake.

Bence o tam bir sahtekar.

bir/o ((fake)) sahte bir şey That painting is a fake.

Eş anlamlılar: imitation, counterfeit; Zıt anlamlılar: original, genuine

İtalyanca 'yapmak' anlamına gelen 'facciare' kelimesinden gelir.

'Fake', 'make' (yapmak) ile kafiyelidir. Birini aldatmak için 'yapılmış' bir şey olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.