noun

fallout

serpinti, olumsuz sonuç, radyoaktif serpinti

The political fallout from the scandal was huge.

Skandalın siyasi serpintisi çok büyüktü.

They worried about radioactive fallout from the accident.

Kazadan kaynaklanan radyoaktif serpinti hakkında endişeliydiler.

((sth.))'dan kaynaklanan serpinti ((bir şeyden)) kaynaklanan serpinti Skandalın siyasi serpintisi çok büyüktü.

Eş anlamlılar: consequences, repercussions, aftereffects, aftermath (sonuçlar, yankılar, artçı etkiler)

'Düşmek' (fall) ve 'dışarı' (out) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelimedir. Başlangıçta atmosferden 'dışarı düşen' radyoaktif parçacıkları ifade ediyordu.

Kötü bir şey olduğunu ve olumsuz sonuçların 'dışarı düşüp' her yere yayıldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.