adjective

false

yanlış, sahte, suni

That statement is completely false.

Bu ifade tamamen yanlış.

She gave a false name to the police.

Polise sahte bir isim verdi.

The alarm gave a false warning.

Alarm yanlış bir uyarı verdi.

((be)) false yanlış olmak The rumor was false.

((a)) false ((noun)) sahte bir ... He used a false identity.

Eş anlamlılar: untrue, incorrect, fake; Zıt anlamlılar: true, correct, real

Latince'de 'aldatıcı, yanlış' anlamına gelen 'falsus' kelimesinden gelir.

Bir doğruluk testinden 'kalan' (fails) bir şeyi düşünün. 'False' kelimesi 'fails' kelimesine benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.