fanatic
Çeviri
fanatik, bağnaz, aşırı düşkün kimse
Örnekler
He is a religious fanatic.
O, dindar bir fanatiktir.
She is a fitness fanatic who exercises daily.
O, her gün egzersiz yapan bir fitness fanatiğidir.
Dilbilgisi Kalıpları
a ((adjective)) fanatic (... bir) fanatik (bir şeye) takıntılı bir ilgi duyan kişi. O, siyasi bir fanatik olarak bilinir.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: aşırılıkçı, yobaz; Zıt anlamlılar: ılımlı
Etimoloji
Latince 'fanum' (tapınak) kelimesinden gelen 'fanaticus' (tapınağa ait, ilahi ilhamlı, çılgın) kelimesinden türemiştir.
Hafıza İpuçları
Coşkusu aşırıya kaçmış bir 'hayran' (fan) düşünün.