adjective

fancy

süslü, lüks, havalı, gösterişli

That is a very fancy restaurant.

Burası çok lüks bir restoran.

She wore a fancy hat to the wedding.

Düğüne süslü bir şapka taktı.

((fancy)) + isim. süslü/lüks. She bought a fancy car.

Eş anlamlılar: elaborate, luxurious; Zıt anlamlılar: plain, simple

Orta İngilizce'den, Eski Fransızca 'fantasie' (hayal gücü) kelimesinden, o da Latince 'phantasia'dan gelmektedir.

Bir 'fantazi'den bir şey düşünün - genellikle çok 'fancy' (süslü) ve ayrıntılıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.