noun

fanfare

fanfar, tantana, gösteriş

The new phone was launched with much fanfare.

Yeni telefon büyük bir tantana ile piyasaya sürüldü.

The ceremony began with a brass fanfare.

Tören bir bando mızıkası ile başladı.

with/without fanfare. büyük bir tantana ile/sessiz sedasız. The product was launched with great fanfare.

Eş anlamlılar: flourish, display, publicity

Fransızca 'fanfare' kelimesinden, muhtemelen yansımalı (bir sesi taklit eden).

Bir kralın gelişini duyurmak için çalan trompetlerin 'fanfar' sesini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.