noun

alternative

alternatif, seçenek, şık

We have no alternative but to wait.

Beklemekten başka alternatifimiz yok.

Is there a cheaper alternative?

Daha ucuz bir alternatif var mı?

The alternative to driving is taking the train.

Araba kullanmanın alternatifi trene binmektir.

((an alternative to sth.)) (bir şeye) alternatif Is there an alternative to surgery?

((have no alternative but to-inf)) (yapmaktan) başka seçeneği olmamak We have no alternative but to agree.

Eş anlamlılar: option (seçenek), choice (seçim), substitute (yedek)

Ortaçağ Latincesi 'alternativus' kelimesinden, o da 'alter' (diğer) kelimesinden gelir. 'diğer' bir seçeneği içeren bir seçimi ifade eder.

Bunu 'alter-native' bir seçim olarak düşünün - 'diğer' bir olasılıklar kümesine 'özgü' bir seçim.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.