verb

fascinate

büyülemek, hayran bırakmak

Ancient history has always fascinated me.

Antik tarih beni her zaman büyülemiştir.

The magician's tricks fascinated the children.

Sihirbazın numaraları çocukları büyüledi.

((birini/bir şeyi)) büyülemek, hayran bırakmak Antik tarih beni her zaman büyülemiştir.

Eş anlamlılar: captivate, enchant, mesmerize

Latince 'büyü, tılsım, sihir' anlamına gelen 'fascinum' kelimesinden gelir. Başlangıçta büyülemek anlamına geliyordu.

O kadar ilginç bir şey hayal edin ki, sanki size bir 'büyü' ya da 'tılsım' yapmış gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.