fascinating
Çeviri
büyüleyici, ilginç
Örnekler
She told me a fascinating story.
Bana büyüleyici bir hikaye anlattı.
I find quantum physics absolutely fascinating.
Kuantum fiziğini kesinlikle büyüleyici buluyorum.
Dilbilgisi Kalıpları
fascinating bir ((isim)) büyüleyici, çok ilginç Bu büyüleyici bir kitap.
((bir şeyi)) fascinating bulmak (bir şeyin) çok ilginç olduğunu düşünmek Fikirlerini büyüleyici buluyorum.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'To fascinate' fiilinin sıfat-fiil (present participle) halidir. Hayranlık uyandıran bir şeyi tanımlar.
Hafıza İpuçları
Bir şey sizi 'büyülüyorsa' (fascinates), o şey 'büyüleyicidir' (fascinating). '-ing' eki duyguyu yaratan şeyi, '-ed' (fascinated) ise duyguyu hisseden kişiyi tanımlar.