noun

fault

hata, kusur, fay

It's not my fault we are late.

Geç kalmamız benim hatam değil.

The machine has a serious fault.

Makinede ciddi bir arıza var.

The earthquake occurred along a fault.

Deprem bir fay boyunca meydana geldi.

((sb.'s)) fault (birinin) hatası olmak Benim hatam.

a fault ((in sth.)) (bir şeydeki) bir hata Sistemde bir hata var.

Eş anlamlılar: blame (suç), defect (kusur), flaw (kusur); Zıt anlamlılar: merit (erdem), virtue (fazilet)

Eski Fransızca 'faute' (eksiklik) kelimesinden, o da Latince 'fallere' (aldatmak, başarısız olmak) kelimesinden gelir.

Tenisteki bir 'hata' (fault) veya jeolojik bir 'fay' (fault) düşünün. Her ikisi de bir tür başarısızlık veya kusuru temsil eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.