noun

fears

korkular, endişeler

He has many fears about the future.

Gelecekle ilgili birçok korkusu var.

We must face our fears to overcome them.

Onları yenmek için korkularımızla yüzleşmeliyiz.

Her fears for his safety grew.

Onun güvenliği için duyduğu korkular arttı.

((about/of sth.)) (-le ilgili) korkular He has many fears about the future.

((for sb./sth.)) (-in için) endişeler Her fears for his safety grew.

Synonyms: anxieties, worries, phobias; Antonyms: hopes, confidences

Eski İngilizce'de 'tehlike, felaket' anlamına gelen 'fær' kelimesinden gelir. 'Fears', 'fear' isminin çoğul halidir.

'fear' genel bir duygu olabilirken, 'fears' birden fazla, belirli endişeleri ifade eder. Sonundaki 's' birden fazla olduğunu belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.