verb

feed

beslemek, doyurmak, yedirmek

I need to feed the cat.

Kediyi beslemem gerekiyor.

She has a large family to feed.

Beslemesi gereken büyük bir ailesi var.

Feed the paper into the printer.

Kağıdı yazıcıya besleyin.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) beslemek Kediyi beslemem gerekiyor.

((sth.)) ((to sb./sth.)) (birine/bir şeye) (bir şeyi) vermek Bilgiyi basına sızdırdı.

((sth.)) ((into sth.)) (bir şeye) (bir şeyi) beslemek Kağıdı yazıcıya besleyin.

Eş anlamlılar: nourish, provide, supply

Eski İngilizce'de 'beslemek, büyütmek' anlamına gelen 'fēdan' kelimesinden gelir ve 'food' (yiyecek) ile ilgilidir.

'Feed' eyleminin 'food' (yiyecek) verme eylemi olduğunu unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.