noun

feeling

his, duygu, sezgi

Love is a powerful feeling.

Aşk güçlü bir duygudur.

I have a bad feeling about this.

Bu konuda kötü bir hissim var.

The room has a warm feeling.

Odanın sıcak bir havası var.

a feeling of ((sth.)) bir ((bir şey)) hissi A feeling of joy spread through the crowd.

have a feeling that ((...)) ((...)) gibi bir hisse kapılmak I have a feeling that it will rain.

Eş anlamlılar: emotion, sensation, sentiment, vibe

'to feel' (hissetmek) fiiline, bir isim oluşturan '-ing' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir 'feeling'i, 'to feel' fiilinin sonucu veya ürünü olarak düşünün. Bu, deneyimlediğiniz şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.